‘Cilt Hastalıkları’ kategorisi için Arşiv

SİVİLCE(AKNE)HASTALIĞI

Perşembe, 15 Nisan 2010

Akne nasıl oluşur?
Erkeklerde ve bayanlarda erkeklik hormonu ergen dönemde artarak, yağ bezlerini uyarır ve büyümesine neden olur.Yağ bezlerinin sık olduğu yüz, sırt ve göğüs gibi alanlarda akne sıkgörülür. Nadiren akne hormon bozukluklarla birlikte görülebilir.
Yağ bezleri folikül dediğimiz saçı da içeren bir kanalda bulunur. Yağ bezleri sebum denen yağlı bir maddeyi salgılarlar, bu madde kanal boyunca ilerleyerek deri yüzeyindeki gözeneklerden atılır. Yağ bezi kanalının deriye açıldıkları yere por denilir. Kanaldan salgılanan yağ ve yine kanaldan atılan ölü deri hücreler ile birleşerek deri gözeneklerini tıkar. Böylece bu kanalda rahatlıkla bakteri ürer. Bu bakterilerin ürettiği kimyasal maddeler yağ bezinde iltihabi reaksiyonu uyarır ve böylelikle kanalın duvarı çatlar. Sebum, bakteri ve ölü hücrelerin deri içinde dağılımı kızarıklık, şişme ve iltihabi reaksiyona neden olur.

Temizleme

Derideki siyah noktalar yağ foliküllerinin deriye açıldıkları yerde yağ ve ölü hücrelerin oluşturduğu tıkaçlar sonucunda gelişir ve siyah noktaların kirle alakası yoktur. Normal bir cilt bakımı için cildin iki kere sabunla yıkanması gerekir. Akne kirden kaynaklanmaz. Cildi çok sık ve şiddetli yıkamak aknenin kötüleşmesine neden olur.

Diyet
Akne yediğimiz yiyeceklerden kaynaklanmaz. Akne yiyeceklerden bağımsız olarak kendiliğinden iyileşebilen veya kötüleşebilen bir hastalıktır. Tek başına yapılan diyet akneyi kontrol etmeye yetmez. Fakat aknenizi arttıran gıdaları saptadıysanız, bu yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Herkeste olduğu gibi akneli hastalara da dengeli beslenme tavsiye edilir.

Güneş

Bronzlaşmak akneyi baskılar, fakat bu durum geçicidir. Güneş erken deri yaşlanmasına ve kansere neden olduğundan güneşte ve solaryumda yanmak önerilmez. Bu nedenle akneli hastalar güneş altındayken, yağsız jel veya losyon tarzında güneşten koruyucular kullanmalıdırlar.

Kozmetikler
Eğer bir nemlendirici veya fondöten kullanıyorsanız bu ürünün yağsız su bazlı olduğundan emin olun. Üzerinde not-komedojenik( siyah nokta oluşturmaz) veya non-acnegenic ibaresi bulunan ürünleri kullanın. Her gece makyaj malzemenizi su ve sabunla temizleyiniz. Benzoil peroksit, salisilik asit ve kükürt içeren losyonlar güvenle kullanılabilir. Pudra içermeyen yağsız ürünler kapatıcı olarak kullanılabilir. Saç spreyi veya jellerini uygularken yüz bölgesi korunmalıdır.

Tedavi

Aknenin kontrolü uzun bir süreyi alır. Bütün sivilce tedavileri sivilceden korunmayı sağlar.Çıkan sivilceler kendiliğinden iyileşirler. Bu iyileşme zaman alır. Eğer sivilceleriniz 6-8 haftada iyileşmezse, tedavi değiştirilmelidir. Dermatoloji uzmanınızın tercih ettiği tedavi aknenizin tipi ve şiddetine göre değişir. Ara sıra akne benzeri bir döküntü makyaj malzemeleri, losyonlar veya ağızdan kullanılan ilaçlardan dolayı gelişebilir. Dermatoloji Uzmanınıza derinize uyguladığınız veya ağızdan kullandığınız tedaviler hakkında bilgi vermeniz gerekir.

Dermatoloji Uzmanınız A vitamini ve benzol peroksit içeren ve yağ bezlerinin tıkanıklığını açan ve bakteri üremesini engelleyen krem, jel ve losyonlar reçete edebilir. Bu ürünler ciltte kuruma ve soyulmaya yol açarlar. Dermatoloji uzmanı bu ürünlerin doğru kullanımı ve yan etkilerinden korunmak için gerekli bilgileri size belirtecektir.

Antibiyotiklerde akne tedavisinde deriye uygulanabilir. Bu ürünler daha şiddetli akne vakalarında kullanılır. Kist dediğimiz deri altında ağrılı kitleler var ise dermatoloji uzmanınız bu kistlere kortizon enjeksiyonu yapabilir.
Doktorunuz sivilcelerinizin içini boşaltabilir ve siyah ve beyaz noktalarınızı temizleyebilir. Kendi kendinize sivilcelerinizi patlatmayın veya sıkmayın. Sivilceler sıkıldıklarında daha kırmızı ve şiş hal alırlar ve iz bırakırlar.

Ağız yolu ile tetrasiklin, doksisiklin ve eritromisin içeren antibiyotikler sıklıkla orta veya şiddetli akne hastalarında özellikle sırt ve göğüs bölgesinde çok sayıda aknesi olanlarda kullanılır. Antibiyotikler yağ bezindeki bakteri sayısını ve derideki kızarıklığı direk olarak azaltır.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda sivilceler anlamlı oranda iyileşir, bu nedenle doğum kontrol hapları akne tedavisinde kullanılabilir. Doğum kontrol haplarının antibiyotiklerle birlikte kullanımının, doğum kontrol haplarının etkinliğini azalttığı bilinmelidir. Doğum kontrol hapları nadiren ara kanamalara neden olabilir. Eğer gebe veya emzikliyseniz veya gebe kalmak istiyorsanız bu durumu doktorunuza bildiriniz.

Daha şiddetli olgularda diğer ilaçlar kullanılabilir. Kadınlık hormonu içeren ilaçların kullanımı erkeklik hormonlarının etkisini azaltır. Diğer bir ilaç ise, diğer tedavilere cevap vermeyen şiddetli sivilce olgularında kullanılan isotretinoindir. Hastalar bu ilacın yan etkileri konusunda bilgilendirilmelidir. Gebelerde ve bebekte önemli sakatlıklara yol açabildiğinden tedavi esnasında gebe kalınmamalıdır.

Akne izlerinin tedavisi
Akne izleri çeşitli şekillerde tedavi edilebilir.laserle cilt soyma, dermabrasyon, kimyasal peeling ve elektrocerrahi çukurcuk şeklinde olan sivilce izlerini tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. Ayrıca bu tip izler kollajen, hyaluronik asit veya yağ gibi maddelerle doldurulabilir.

Dermatoloji Uzmanınız hangi tedaviyi önerirse önersin, bu tedaviye akne tamamı ile ortadan kalkana kadar devam edilmelidir. Aknede kesin kür yoktur, fakat uygun tedavi ile izlerin gelişmesi engellenebilir.

Anahtar kelimeler: sivilce, akne vulgaris, akne, komedon, siyah nokta

KAŞINTI

Pazartesi, 05 Nisan 2010

Kaşıntı nedir?
Kaşıntı kaşınma arzusu uyaran bir duygudur. Kaşıntı kişiyi oldukça rahatsız edebilir. Şiddetli olduğunda uykusuzluğa, gerginliğe ve depresyona neden olabilir. Kaşıntının gerçek nedeni bilinmemektedir. Derideki sinirler etkilenerek, histamin adlı bir kimyasal salgılanınca, beyinde kaşıntı duyusunu oluşturur. Kaşıntı bazen bir cilt hastalığı ile birlikte olabilirken, bazen de bir iç hastalığının belirtisi olabilir. İç organ hastalığı bulunmayan diğer kaşıntılı hastalarda kaşıntının nedeni psikolojik olabilir.

Kimlerde kaşıntı vardır?
Kaşıntının çok belirgin rahatsızlık verdiği bir çok deri rahatsızlığı vardır. Örneğin kurdeşen, su çiceği ve egzema da kaşıntı vardır. Bazı deri hastalıklarında ise döküntü olmadan kaşıntı olabilir. Yaşlılarda görülen kuru deriye bağlı kaşıntı bunun bir örneğidir. Bu kaşıntı özellikle kışın atar ve deride başka bir bulgu yoktur. Kaşıntının nedeni genellikle kuru cilt olmakla birlikte bazen kaşıntının nedeni bir iç hastalığı da olabilir. Derinin uyuz gibi bazı parazitik hastalıklarında da oldukça kaşıntı mevcuttur. Dermatoloji uzmanları bu hastalıklara muayene ile kolaylıkla tanı koyabilirler. Eğer bir bende kaşıntı var ise bu benin kansere dönüştüğünün bir belirtisi olabilir. Bu durumda tanı koyabilmek için biyopsi yapmak gerekebilir.

Kaşıntıya neden olabilecek bir çok iç hastalığı vardır. En sık rastlanılan böbrek yetmezliğine bağlı kaşıntıdır. Hepatit C yi de içeren karaciğer rahatsızlıkları, guatr ( tiroid bezinin fazla veya az hormon salgılaması) da kaşıntı nedenleri arasındadır. Demir eksikliği, polistemia vera ve multibl myeloma gibi kan hastalıklarında da kaşıntı olur. Ara sıra lenfomalarda da kaşınyı görülebilir. İnme gibi nörolojik tablolarda da kaşıntı olabilir.

Kaşıntı nasıl tedavi edilir?
Doktorunuz öncelikle kaşıntının nedenini araştırır. Dikkatli bir cilt muayenesi, kan testleri, gerekirse biyopsi yapar. Eğer kaşıntı egzema veya kurdeşen denen bir cilt hastalığından kaynaklanıyorsa bu hastalıkların tedavisi kaşıntıyı giderir. Eğer hastalık bir iç hastalığından kaynaklanıyorsa kaşıntı giderici haplar ve ultraviyole tedavisi kullanılır. Kaşıntının bir çok nedeni olmasına rağmen bir çok tedavisinde temel bir kaç uygulama vardır. İlk olarak sıcak banyo ve duş yasaklanmalıdır. Hafif ve ince kıyafetler ve serin bir ortam kaşıntınıyı azaltır. Sabunlar derinizi kuruturlar, bu nedenle hassas ciltler için olan uygun sabunları kullanınız. Banyoda iyi durulanınız, sabun artığı kalmamasına dikkat ediniz. Banyodan çıktıktan 2-3 dakika içinde nemlendirici uygulayınız.öte yandan oldukça kötü bir hastalık olan kaşıntı cilde zarar verir.

Psikolojik cilk hastalıkları

Cuma, 02 Nisan 2010

Psikolojik cilk hastalıkları

Dermatolojik yani başka bir deyişle cilt hastalıklarının bir çoğunda psikolojik faktörler rol oynamaktadır. Psikokütan dermatozlardaysa psikolojik rahatsızlık ön plandadır ve bu hastalığın bir göstergesi olarak ciltte lezyonlar oluşmaktadır. Gerçekte psikokütan dermatozların kesin bir sınıflaması yoksada burda (daha fazla…)

Cilt Lekeleri

Perşembe, 01 Nisan 2010

Cilt Lekeleri

Güneş ışınlarının etkisi ile oluşan pigment artışı, ciltte geniş leke görüntüleri oluşturur. Ayrıca sivilce izleri, hamilelik, aşırı antibiyotik kullanma, yanlış kozmetik ürünleri gibi sebepler, ciltte lekelerin oluşmasına neden olmaktadır. (daha fazla…)